OSMANLI DEVLETİ’NİN SON DÖNEMİNDE ALAPLI MEDRESESİ VE ÖDENEK TALEBİ

 

OSMANLI DEVLETİ’NİN SON DÖNEMİNDE ALAPLI MEDRESESİ VE ÖDENEK TALEBİ

Burhan AKBAŞ*

Kıymetli okurlarım daha önce yine bu sayfada sizlere"EREĞLİ KAYMAKAMINDAN ALAPLI’DA SATILIK CAMİ" isimli yazımı paylaşmıştım. Bu yazımda hatırlayacağınız üzere o dönemin Ereğli Kaymakamı Mustafa Efendi tarafından muhtemelen ‘Büyük Alaplı Yangını’ sonrasında Alaplı Medresesi’nin tahrip olması ile ortaya çıkan arsanın açık artırma suretiyle satışa çıkarılmak istendiğini ve bu u öğrenen Alaplı halkı arsanın satışını önlemek için 14 Aralık 1892 tarihinde Kastamonu Vilayet Meclisi’ne bir dilekçe göndermişlerdir.[1]

Alaplı halkının bu satışa engel olması sonrasında Ereğli Kaymakamının bu planının suya düştüğü anlaşılmaktadır.

Şöyle ki Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde aldığım ve günümüz harflerine çevirip okuduğum bir belgeye göre Alaplı halkı kendi imkânları ile Alaplı’da tekrardan bir medrese inşa ettirmişlerdir. Ancak medresenin inşa edilmesine rağmen medresede ders verecek müderrisin tayin olup görevine başlaması için medreselerin bağlı olduğu Meşihatpenahi (fetva makamı) tarafından ödenek tahsis edilmesi gerekmektedir. Bunun üzerine Alaplı halkı medreseleri ihtiyacı olan ödeneğin tahsisatı için toplanmışlar ve Meclis-i Mebusan’a bir dilekçe göndermişlerdir. Ancak gel zaman git zaman ne dilekçeye cevap ne de medresenin ihtiyacı olan tahsisat gelir. Bunun üzerine 3 Mart 1910[2] tarihinde Yazıcıoğlu Atıf Bey ve arkadaşları tarafından (Muhtemelen ilk dilekçeyi de bu kişiler göndermişlerdir) Meclis-i Mebusan’a aynı taleplerle ikinci bir dilekçe daha gönderirler. Bu dilekçe üzerine Meclis-i Mebusan’agönderdikleri ilk dilekçenin memurların hatası ile yanlışlıkla Huzur-u meşihatpenahi yerine Maarif Vekaleti’ne gönderildiği anlaşılmıştır. Bu yanlışlığın anlaşılması sonrasındaYazıcıoğlu Atıf Bey ve arkadaşlarının Alaplı Medresesi’ne tahsisat/ödenek verilmesine ilişkin dilekçeleri Huzur-u Meşihatpenahi’ye sevk edilmiştir.[3]

Bu belge ile Alaplı medresesinin bizzat Alaplı halkı tarafından yeniden inşa edildiği ancak medrese için gerekli tahsisatın meşihatpenahi tarafından yapılmamış olması nedeniyle medrese hocası olan müderrisin göreve başlayamadığı, Alaplı halkının da medresenin eğitime açılması için seferber olduklarını tespit etmiş oluyoruz.


 

 

 



* Tarih Öğretmeni ve Araştırmacı Yazar. Yazarın Alaplı Tarihi, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikalarının Kuruluşu ve Ereğli Havzası(1960-1980) ve Alaplı’dan Bir Eyüp Yaman Geçti isimli üç kitabı vardır.

[1] Başkanlık Osmanlı Arşivi, Dahiliye Nezareti Mektubi Kalemi, 02032.00018.001

[2] Rumi 18 Şubat 1325

[3] BOA. MF. MKT. 01149/00018-001

Yorumlar