Hacı Halil Ağazade Bekir Hakkı Bey’in Akçaşehir Nahiyesi'nin Ereğli Kazası'na Bağlanması Talebi
HALİLER’İN
RÜYASI
(AKÇAKOCA
EREĞLİ’YE BAĞLANSIN)
Burhan
AKBAŞ[1]
Günümüzde Düzce iline
bağlı bir ilçe olan Akçakoca, 1934 yılına kadar Akçaşehir ismi ile anılır ve
Osmanlı’nın Düzce Kazası’na bağlı bir nahiye merkezi olarak varlığını
sürdürürdü.
Karadeniz sahilinin bu
güzel kasabası henüz Düzce ile karayolu ulaşımının iptidai olduğu bu yıllarda
özellikle de kış mevsimlerinde kaza merkezi ile olan ulaşımda dolayısıyla da
pek çok resmi işlerin takibinde sorunlar yaşamaktaydı. .Ahali de bu sorunlardan
muzdarip bulunmaktaydı.
Şöyle ki Akçaşehir
Nahiyesi ile Düzce Kaza merkezi arası yürüme mesafesi 9 saat bir zamana denk
düşmekte ve olumsuz hava şartlarında kara ulaşımı daha da aksamaktaydı. Bu
nedenle ahalinin mülkiye, adliye vs resmi işlerinin yürütülmesinde büyük
problemler yaşanmaktaydı. Oysa Akçaşehir’in hemen karşısında deniz yolu ile iki
saat mesafede Ereğli Kazası bulunmakta ve bu iki merkez arasındaki ulaşım daha
kolay sağlanmaktaydı.
Akçaşehir ahalisinin
Düzce Kaza merkezi ile olan ulaşım güçlüklerini ve bundan kaynaklanan sorunları iyi bilen Akçaşehir ahalisinden Hacı
Halil Ağazade Bekir Hakkı Akçaşehir Nahiyesi’nin Düzce Kazası’ndan ayrılarak
Ereğli Kazasına bağlanması talebiyle Akçaşehir ahalisi adına bir dilekçe
göndermiştir. Hacı Halil Ağazade Bekir Hakkı Bey’in dilekçesi 1 Şubat 1906
tarihinde Dahiliye Nezareti’ne havale edilmiştir. Dahiliye nezareti de bu
dilekçeyi 17 Şubat 1906 tarihinde Kastamonu Vilayeti’ne, Bolu Sancağı ve Ereğli
Kazası’na havale edilmiştir.Ereğli Kaymakamlığı Hacı Halil Ağazade Bekir Hakkı
Bey’in talebine ilişkin olumlu kararını içeren cevabi yazıyı Kastamonu
Vilayeti’ne göndermiş ancak Kastamonu Vilayeti konu ile ilgili kararını
geciktirmiştir. Bunun üzerine Hacı Halil Ağazade Bekir Hakkı Bey 17 Eylül 1906
tarihinde Dahiliye Nezareti’nden
Kastamonu Vilayeti’nin uyarılmasını talep etmiştir. Ardından Hacı Halil Ağazade
Bekir Hakkı Bey konunun takibini sağlamak ve kararın hızlanması için Kastamonu
Vilayeti’ne 26 Nisan 1908 tarihinde daha önce 17 Şubat 1906 tarihinde vermiş
olduğu dilekçeye ek olarak yeni bir dilekçe daha vermiştir. Hacı Halil Ağazade
Bekir Hakkı Bey Akçaşehir Nahiyesi’nin Ereğli Kazası’na bağlanması talebini ve
ahalinin çektiği müşkilatı tekrar dile getirdiği ek dilekçesinde Vilayet İdare
Meclisi’nin vereceği mütalaanın ivedi olarak verilmesini talep etmiştir.
Hacı Halil Ağazade
Bekir Hakkı Bey’in dilekçesi ve Akçaşehir’in Ereğli Kazası’na bağlanması talebi
öncelikle Düzce Kazası’nın bağlı olduğu sancak olan Bolu Sancağı İdare
Meclisi’nde 26 Kasım 1906 tarihinde ele alınmıştır.[2]
Mecliste Düzce ve
Akçaşehir arasında karayolu ulaşımında yaşanan sorunların çözülmesi için iki
merkez arasında ulaşımı zorlaştıran 11 kilometrelik bir alanda tamamlanamamış
olan yolun tamamlanarak sorunun çözüleceği ayrıca Akçaşehir’in Bolu Sancağı ile
Düzce Kazası’nın iskelesi konumunda bulunduğu bu havalinin ticaretinin
Akçaşehir iskelesi ile sağlandığı belirtilip Hacı Halil Ağazade Bekir Hakkı
Bey’in Akçaşehir’in Ereğli Kazası’na bağlanması talebinin rededilmesi istenmiştir.
Konu ile ilgili görüş
Kastamonu Vilayeti’ne de bildirilmiştir. Burada konunun hem Düzce hem de Ereğli
Kazalarına ayrıca Ereğli Redif Taburuna da sorulduğu anlaşılmaktadır. Yine
Ereğli Kazası’nın Akçaşehir’in Ereğli’ye bağlanması talebine olumlu cevap verirken
Ereğli Redif Taburu’nun ise olumsuz cevap verdiği anlaşılmaktadır.
Nitekim Hacı Halil Ağazade Bekir Hakkı Bey’in
Akçaşehir’in Ereğli Kazası’na bağlanması talebi Kastamonu Vilayet Meclisi
tarafından olumsuz bulunup Düzce Kazası’na bağlılığını devamına karar
verilmiştir. Konu Dahiliye Nezareti’ne bildirilmiştir.
Geçmişten günümüze
Ereğli’nin kabuğunu kırıp büyüme ideali gündeme geldiğinde Akçakoca’nın
Ereğli’ye bağlanıp Ereğli’nin il merkezi olması hemen bir seçenek olarak ortaya
çıkıverir. Bu anlamda da mevcut Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık bunun
önemli ve ilk sözcülerinden biri konumundadır.
Düzce Ereğli sahil
yolunun yapılması, ERDEMİR’in açılışı sonrası Akçakoca ile Ereğli’nin irtibatı
ve ticareti de çok gelişmiştir. Benzer coğrafi ve ekonomik özelliklere sahip
olan Akçakoca kabuğunu turizm ile kırıp ismini duyururken Ereğli bu süreçte
sanayi şehri hüviyetine bürünmüştür. Son yıllarda art arda gelen ekonomik
krizler Ereğli’de turizmi de ekonomik seçenek olarak öne çıkarmış ve bu yönde
çalışmalar da başlamıştır. Akaçkoca’ya gelen turistlerin Ereğli’nin sahip
olduğu tarihi zenginlikler dolayısıyla Ereğli’ye uğramadan gitmeyeceği
aşikardır. Ereğli ve Akçakoca’nın kaderi bu anlamada da beraber yürümeyi
zorunlu kılmaktadır.
[2] Başkanlık Osmanlı Arşivi, DH. TMIK.S. 61/61/6; DH. TMIK.S. 61/61/3; DH. TMIK.S. 61/61/4
Yorumlar
Yorum Gönder