ALAPLI İSMİNİN MENŞEİ
ALAPLI
İSMİNİN MENŞEİ
Burhan
AKBAŞ*
Sevgili
gençler, yerel tarih araştırmaları son yıllarda önem kazanan bir alan olmuştur.
Tarihin sadece yönetenlerin ya da egemenlerin yaptıklarının bir araştırma
alanından çıkıp halka ve onun yaşantısına inme gayretinin bir sonucudur. Yerel
tarih araştırmaları hem kentin tarihsel gelişiminin ortaya çıkarılmasında hem
kent ve kentli kimliğinin ortaya çıkmasında hem de kente olan aidiyetin
kazandırılması adına son derece önemlidir. Gelin hep beraber yaşadığımız şehrin
isminin köklerine inelim ve şehrimizin isminin kaynaklarını bulmaya çalışalım.
Alaplı’nın
ismi tarihsel süreç içinde pek çok farklı isim ve söyleniş şekillerinde ifade
edilmekle beraber Alaplı’nın en eski ismi Grek ve Latin kayıtlarında
Cales-Kales olarak yer almaktadır.[1]
Cales’in
Alaplı Irmağı’nın eski adı olduğu üzerinde durulmaktadır.[2]Alaplı’nın
da sınırları içinde yer aldığı Roma İmparatorluğu’nun Asya’daki beş eyaletinden
biri olan Bithynia[3]
eyaletinin hemen Alaplı’ya komşu olan akarsularına baktığımızda Sangarios
(Sakarya), Billieus (Filyos), Hypios (Melen Çayı)[4]
gibi örnekler de Cales’in Alaplı Irmağının adı olabileceğine işaret etmektedir.
Alaplı,
tarihi kaynaklarda özellikle de 16 ile 18.yüzyıllar arasında Samko, Samako,
Samakov gibi isimlerle adlandırılmıştır.[5]Yine
Osmanlı kaynaklarında Alaplı isminin SamakoAlablı şeklinde beraberce de
anıldığını görebilmekteyiz.
Samako/Samakov
isminin Alaplı’nın İslam ve Türk hakimiyeti öncesi ismi olduğu düşünülmelidir.
Peki Alaplı isminin kaynağı ne olabilir?
Alaplı
isminin Ali Alp ya da Al At’ dan gelmiş olabileceği Ali Alp’in Osmanlı Padişahı
Orhan Bey’in komutanlarından biri olabileceği, Akçakoca, Karamürsel, Konuralp
şehir isimlerinden hareketle ve al atlı askerlerin buralara yerleştiğine dair
rivayetler de vardır.[6]
Yukarıda
da belirttiğimiz gibi 18.yüzyıla kadar Alaplı ismi kayıtlarda Samakov[7]
olarak zikredilmektedir. Bir diğer husus Alaplı’nın Osmanlılar dönemine vurgu
yapılarak isimlendirilmesi Osmanlılardan önce Alaplı’da Türk hakimiyetinin
bulunmadığı gibi bir anlama gelmektedir ki Alaplı ve çevresinde Türk varlığı ve
egemenliğinin Anadolu Selçuklu Devleti ve Beylikler dönemine kadar uzandığı
bilinmektedir.[8]
Alaplı’nın
isminin bugünkü şeklini almadan önce salnamelerde ve Osmanlı Arşiv Belgelerinde
en sık kullanılan şekli Alablı’dır.[9]
1916 tarihli Müstakil Bolu Sancağı Salnamesi’nde Alaplı’yı tanıtırken Alaplı
Deresi’nin denize yakın bölgelerinin beta’et oluşturduğundan bahsedilmektedir.[10]Beta’et,
bir yerde oturma demektir.[11]
Buradan hareketle Alaplı Irmağı’nın denize döküldüğü ağız kısmından geriye
doğru bir bataklık oluşturduğunu söyleyebiliriz. Kaldı ki Alaplı isminin Farsça
kökenli bir kelime olan çamur, bataklık, bataklık arazi anlamlarına gelen
halabdan[12]geldiği
değerlendirilmektedir. Farsça kelimelerde bazı durumlarda kelime başlarındaki
(h) harfi okunmaz. Bu durumda halab, alab olarak okunur. Türkçe’de (b) sesi
sıklıkla (p) sesine dönüşebilmektedir. Bundan dolayı da Alab zaman içinde
Alap’a dönüşmüştür. Alablı da Alaplı şeklini almıştır. Alab sözcüğünün sonuna
(i) aidiyet eki eklendiğinde bataklığın bulunduğu yer anlamına gelmektedir.[13]
Orhan
Öztürk de Pontus isimli eserinde
Yunanca’daKalis, Latince’deCales’in
‘iyi’ anlamına geldiğini, Alaplı’nın da yerleşime iyi, uygun yer
anlamında bu isimle adlandırlmış olabileceğini ayrıca Alaplı'nın kökenleri
bağlamında da Halep sözcüğünün değişime uğramasından kaynaklanmış olabileceğini
de ifade etmektedir.[14]
Bir
diğer yaklaşımda Alaplı isminin Oğuz boylarından Alayundlu’lardan geldiğidir.
Ancak Alayundlular Anadolu’da Orta ve Batı Anadolu çevresine yerleşmiş olup
Bolu ve çevresinde iskan edilmemişlerdir.[15]
Dolayısıyla bu yaklaşım da pek doğru değildir.
Alaplı’nın
isminin kaynağını Alaplı’ya yerleşen ilk Türk boylarında aramak gerekir.
Alaplı’nın Osmanlılar tarafından fethi Orhan Gazi zamanında gerçekleşmiştir.
Orhan Gazi Karadeniz sahilinin fethedilmesi görevini Akbaş Mahmut’a İzmit
Havalisi’nin fethini Akçakoca’ya, Gerede’nin fethedilmesi görevini de Konuralp
komutanlarına vermiştir.[16]
Karadeniz’in doğusunun fethi görevi Akbaş Mahmut’a düşmüştür. Dolayısıyla
Alaplı’nın fatihinin de Akbaş Mahmut olması kuvvetle muhtemeldir.
Peki
Akbaş Mahmut ismi neden önemli?
1-
Alaplı’nın fatihi olması anlamında.
2-
Fethedilen toprakların Türk devlet
geleneğinde orayı fetheden komutana kılıç hakkı olarak veriliyor olması
anlamında
Konuyu
biraz açarsak Akbaş ifadesi Oğuz Türkmen Boyları içinde Avşar Boyunun bir
koludur. Dolayısıyla Akbaş Mahmut bir Avşar Türkü’dür. Alaplı’yı fetheden Akbaş
Mahmut’un ordusunun kuvvetlerinin de Avşar Türkleri arasından toplanmış olması
şaşırtıcı olmayacaktır.
Peki
Akbaş Mahmut ile Alaplı arasında nasıl bir ilişki vardır?
Akbaş Mahmut’un ait
olduğu Avşar Boyunun kollarından birinin adı da
Alpli/Alplü’dür.[17]
Şaşırtıcı
değil mi?
Kuvvetle
muhtemel Samoko/Alaplı’nın fethi sonrasında Samoko’ya Avşar oymak ve obaları
yerleşmeye başlamış, çoğunlukla da Alpli/Alplü oymağı yerleştirilmiştir. (Yine
Alaplı köy isimlerine baktığımızda Avşar oymak isimleri ile karşılaşmaktayız.)
İşte bundan sonradır ki Osmanlı Devleti resmi belgelerde Alaplı için sadece Samoko ismini kullanmak yerine önceleri ‘Samoko Alaplı’ ismini birlikte kullanmış, Türkleşme ve İslamlaşmanın tamamlanmasıyla sadece Alaplı adını kullanmıştır. Bugün Anadolu’nun değişik yerlerinde Apli ve Alpu isimleri taşıyan yerleşim yerleri de vardır.
* Tarih Öğretmeni, Tarih Araştırmacısı
[1]Enver Konukçu,Karaelmasın Alaplısı,Yayımlanmamış,Alaplı Belediyesi Arşivi,2003,s.10;Alaplı,Ak Haber Ajansı,İzmir,2006,s.6
[2]E.Konukçu,a. g. e. s.11
[3] M.Zekai Konrapa,
Bolu Tarihi, Bolu Vilayet Matbası, 1960, s.57
[4]F.YavuzUlugün,
Muhittin Bakan, Taner Aksoy, Roma Dönemi
Bithyia, Atmaca-Panajans, 2007, s.15
[5]Enver
Konukçu. Cumhuriyetin 70. Yılında Bolu.Bolu,
1988, s. 19
[6] İbrahim Oral,Alaplı ve Çevre İncelemeleri, Oluşum
Yayınları, Alaplı, 1996, s.50-51
[7] Bugün Bulgaristan’ın başkenti Sofya yakınlarında Alaplı’ya kuş uçuşu 650 km kadar uzaklıkta Samakov isimli bir şehir mevcuttur. Yine Sırbistan’da da benzer isimli bir şehir mevcuttur.
[8] Ali Sarıkoyuncu,
Milli Mücadelede Zonguldak ve Havalisi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Başbakanlık
Basımevi,Ankara, 1992, s.4-7
[9]1292 Kastamonu
Vilayet Salnamesi, 1295 Kastamonu Vilayet Salnamesi, 1298 Kastamonu Vilayet
Salnamesi;
[10] Hamdi Birgören,1334 Müstakil Bolu Sancağı Salnamesi,Bolu
Belediyesi Bolu Araştırmaları Merkezi,s.126
[11] Ferit
Develioğlu, Osmanlıca-Türkçe
Ansiklopedik Lügat, Aydın Kitabevi Yayınları, Ankara, 1996, s.92
[12] Ferit Develioğlu, a.g. e. , s.135
[13]E. Konukçu, Kara Elmas’ın Alaplısı, s.
[14]Özhan Öztürk, PONTUSAntikçağ’dan Günümüze Karadeniz’in Etnik ve Siyasi Tarihi,GenesisKitap,Ankara, 2012, s.233
[15]Prof. Dr. Faruk Sümer, Oğuzlar, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İstanbul, 1999, s. 342-343, 421
[16]M.Zekai Konrapa, a. g. e. , s.121
[17]Prof. Dr. Faruk Sümer, Oğuzlar, a. g. e. , s. 296
Yorumlar
Yorum Gönder