ALAPLI’LI KAHVECİ HALİL’İN ALACAK DAVASI(1851)
ALAPLI’LI
KAHVECİ HALİL’İN ALACAK DAVASI(1851)
Burhan
AKBAŞ*
Yer Bolu sancağına bağlı Alaplu Karyesi(köyü), yıl
1851. Hikayemizin kahramanları iki kahveci.
iki meslektaş alacak verecek konusunda anlaşmazlığa düşerler. Birisinin
adı Kahveci Halil diğerinin de Kahveci Kör Ali.
Kahveci Halil iddiasına göre meslektaşı Kahveci Kör
Ali’ye 300 Kuruş borç verir.[1] 1845
yılı Kılçak Köyü Temettüat Defterine göre 39 nolu hanede Ayanoğlu Halil bin
Hüseyin ikamet etmekte ve mesleği de kahveci olarak görülmektedir.Yine aynı
deftere göre Kahveci Ayanoğlu Halil’in kahvecilikten yıllık elde etmiş olduğu
gelir 300 Kuruş’tur. Eğer bu iki Halil aynı kişilerse bir kahvecinin yıllık
ortalama geliri olan 300 Kuruşu Kahveci Halil meslektaşı olan Kahveci Kör
Ali’ye borç olarak vermiş gözükmektedir.[2] Ve
buna göre de vermiş olduğu borç 1851 yılı için çok ciddi bir rakama denk
düşmektedir.
Kahveci Halil vermiş olduğu 300 Kuruş parayı
meslektaşı Kahveci Kör Ali’den geri ister ancak Kahveci Kör Ali böyle bir borcu
olmadığını belirtip borcunu ödemez. Bunun üzerine Kahveci Halil çareyi padişaha
bir arzuhal/dilekçe yazdırmakta bulur. Bu iş için de dilekçesini yazan
rik’adara 30 para öder.
Kahveci Halil, Padişaha yazdırmış olduğu
dilekçesinde Kahveci Kör Ali’ye vermiş olduğu 300 Kuruşu Kahveci Kör Ali’nin
ödemediğini ve borcunu inkar ettiğini, Kahveci Kör Alainin kendisine karşı art
niyet taşıdığını, alacaklı olduğu paranın şer’i şerife gereği meclis tarafından
tahsil edilip kendisine vekil tayin ettiği Süvari Kaymakamına (Yarbay) teslim
edilmesini talep eder ve dilekçesini Kahveci Halil Kulları şeklinde imzalar.
Kahveci Halil’in dilekçesi payitahta ulaştıktan
incelenmiş ardından Bolu Kaymakamlığı’na Kahveci Halil’in alacak iddiasının
araştırılmasını buna göre de söz konusu alacağın Kahveci Kör Halil’den tahsil
edilerek Kahveci Halil’in kendinse vekil tayin etmiş olduğu Süvari Kaymakamı
Bey’e teslim edilmesi emredilmiştir.[3]
Yukarıda Başkanlık Osmanlı Arşivi’nden alıp okuduğum
belge günlük yaşantıda olabilecek sıradan bir olayı anlatmış olmasına karşın
bizlere vermiş olduğu çok önemli iki bilgi söz konusudur.Birincisi hem Kahveci
Halil’in yazdırmış olduğu dilekçe de hem de payitahttan Bolu Kaymakamlığı’na
gönderilen yazıda Alaplı’nın ismi ALAPLU olarak zikredilmektedir. Bunu Kahveci
Halil’in yazmış olduğu dilekçedeki ifadenin tekrarı olarak kabul etsek bile
yerelde yazılmış olan bir dilekçede Alaplı’nın adının ALAPLU olarak yazılmış
olmasının pek tesadüf olacağı akla yatkın gelmemektedir.
İkincisi bu dönemde Bolu Sancağı Kaymakamlık şeklinde
idare edilmete ve ALAPLU da bu 1851 yılı içerisinde Bolu Sancağı’nın bir köyü
olarak anılmaktadır.Daha kısa bir süre önce Kaza Müdürleri tarafından idare
olunan Alaplı bu dönemde Osmanlı İdare sistemindeki değişiklikler nedeniyle
köye dönüştürülmüştür.
Yorumlar
Yorum Gönder