I. DÜNYA SAVAŞI'NDA ZONGULDAK’TA RUS BOMBARDIMANI VE FİRARİ ZONGULDAK KAYMAKAMI BESİM EFENDİ

 

ZONGULDAK’TA RUS BOMBARDIMANI VE FİRARİ KAYMAKAM BESİM EFENDİ

 

Burhan AKBAŞ*

Sevgili okurlarım,

Bu köşeyi ve beni yakından takip eden okurlarım bileceklerdir ki Rusların I. Dünya Savaşı’nda başta Ereğli olmak üzere yöremizdeki faaliyetler, ve saldırılarını Ereğli Demir ve Çelik Fabrikalarının Kuruluşu ve Ereğli Havzası (1960-1980) isimli kitabımın giriş bölümünde ve defalarca yazı dizisi şeklinde ozeregli.com ve olay67.com haber sitelerinde bulunan köşelerimde Başbakanlık Osmanlı Arşiv Belgelerine dayalı olarak ele almış ve açıklamaya çalışmıştım.

Gelin bu sefer projeksiyonumuzu Ereğli’den Zonguldak’a doğru genişletelim. Esasında uzun zaman önce Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde tespit edip günümüz harflerine çevirdiğim ama hep yazmayı ertelediğim,yöre tarihi için oldukça önemli ve ilginç bilgileri içeren bu belgeler ışığında Rusya’nın 7 Kasım 1914 tarihinde gerçekleştirdikleri Zonguldak bombardımanı ve bu bombardımanın hem devlet bürokrasisinde hem de şehirde yaratmış olduğu etkileri ve sonuçlarını ele alalım.

Rusya’nın Karadeniz’e olan ilgisini ve önemini sanırım anlatmaya gerek yok. Rusya’nın Zonguldak Kömür Havzası’nda yer almaya çalışması ve bununla ilgili girişimlerini de daha önce bu sayfalarda ele almıştım. I. Dünya Savaşı Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya’yı iki düşman gruba itince Zonguldak sahip olduğu zengin kömür madenleri nedeniyle hem Osmanlı hem de Rusya için stratejik öneme sahip bir alan olmuştur. Zonguldak’ın ayrıca Karadeniz’den Kafkas Cephesi’ne geçiş güzergahı üzerinde bulunması hasebiyle Rusya’nın Osmanlı gemilerinin Kafkas Cephesi ile olan güvenli ulaşımını tehdit etmesinin önemli uğrak noktalarından biri olmuştur.

Gelelim 6-7 Kasım 1914 tarihli Rusya’nın Zonguldak bombardımanına.

6 Kasım 1914 Cuma sabahında halk denizin üstünde ufukta duman izleri görür. Kısa bir süre sonra bu duman izlerinin Rus donanmasına aid olduğu anlaşılır. Ruslar Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’nin ifadesine göre 28 parçadan oluşan bir donanma ile iki saatten uzun bir süre Zonguldak, Kilimli ve Kozlu taraflarını bombardıman etmişlerdir. Bombardımanın başlaması ile başta Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi ile İkinci Komiser Rasim Efendi olmak üzere vazifesi başında olması gereken pek çok memur görev yerlerini terk ederek civar köylere savuşmuşlardır. Zonguldak’taki bu Rus saldırısı devlet bürokrasisini hemen harekete geçirmiş ilk olarak firari kaymakam Besim Efendi görevinden alınırken Divan-ı Harbi Örfiye sevk edilmiştir. Bombardıman esnasında göreve gelmeyen ya da görev yerini terk eden memurların isim listeleri de Dahiliye Nezareti tarafından istenmiştir.[1]

Gelin yukarıda Osmanlı Arşiv Belgelerine göre özetlediğim 6-7 Kasım Rus saldırılarını, biraz da kendini savunma ve aklama refleksi ile firari Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’nin 7 Kasım 1914 tarihinde Dahiliye Nezareti’ne çekmiş olduğu telgrafname üzerinden inceleyelim.

Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi, bombardımanın sabah erken saatte başladığını, Zonguldak, Kozlu ve Kilimli taraflarının bombardıman edildiğini, bombardımanın iki saat kadar sürdüğünü, bombardımanda asıl hedefin kömür maden ocakları olduğunu, Rusların Amasra ve Ereğli’yi de bombardıman etmelerinin muhtemel olduğunu ancak bunun da doğrultulamadığını, bombardıman neticesinde  telgraf tellerinin tahrip olduğunu, bu telgrafın Zonguldak’a en yakın telgrafhanenin Zonguldak’a 8 saatlik yürüyüş mesafesinde bulunan Çaycuma’dan çekildiğini ifade etmiştir.

Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi bombardımanın hemen ardından isabet alan ve yanmaya başlayan Üzülmez, Kireçlik, Gelik maden sahasına gittiğini bu ocaklar ie ile varagelin muhafazası için buralara Jandarmanın yerleştirildiğini, yörede yaşayan ve ekserisinin silahlı olduğunu belirttiği Hristiyanlara karşı da dahili güvenliğin sağlanması için güvenlik devriyelerinin düzenlendiğini ifade etmiştir. Kendisinin Üzülmez maden ocakları mevkiinde olduğunu, Çaycuma ve Bartın’a doğru gitmekte olduğunu, Rus donanmasının Kilimli ve Kozlu taraflarına torpil döktüklerini bu sebeple de son derece dikkatli davranılması gerektiğini, Kozlu’da bu saldırılar neticesinde bir vapurun batırıldığını işittiğini belirtip acilen Zonguldak’a Çaycuma ve diğer şehirlerden kuvvet gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi, bombardımanı başlaması ile bütün ocakların boşaldığını, amelelerin firar ettiğini, boş kalan bu maden ocaklarının şehirde yaşayan Rus yanlısı Hristiyan ahali tarafından gizlice tahrip etmelerine imkan sağlayabileceğini belirtmiştir. Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi şehrin en önemli maden ocaklarının hala güvende olduğunu, şehirde güvenliğin sağlanabilmesi ve Rusların maden ocaklarına olan saldırılarını ve olası karaya asker çıkarmalarını önleyebilmek için acilen ek kuvvetlere ihtiyaç duyulduğunu belirtmiş ve telgrafını sonlandırmıştır.[2]

Bu telgraf her ne kadar Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’nin kendisini savunmak ve durumu kurtarmak için kaleme alınmış olsa da Rus bombardımanı sırasında şehirde yaşananları aktarması adına son derece önemlidir. Bu açıklamaları Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’yi kurtaramamıştır.

Dahiliye Nezareti 7 Kasım 1914 tarihinde Bolu Mutasarrıflığı’na yazmış olduğu şifre yazı ile vazifesi başından firar etmiş olan Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’yi görevinden azl edip Divan-ı Harbi Örfiye sevk ettiğini ve neticenin de taraflarına bildirilmesini istemiştir.[3]

Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti 7 Kasım 1914 tarihinde yaşanan Rusların Zonguldak bombardımanı sonrasında firar eden kaymakam ve memurlar ile ilgili olarak acilen bir tamim yayınlamış ve bu tamimi tüm vilayetler ile Medine Muhafızlığı’na göndermiştir. Tamimde açıkça:

"Diğer memurlar vazifelerini yerine getirmeye devam ettikleri halde Rus donanmasının (Zonguldak’a) gelmesi üzerine vazifesi başından firar etmiş olan Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi hemen azlolunarak Divan-ı Harbi Örfiye sevk ettirilmiştir. Bunun gibi durumlarda görevini yapmayan/kesintiye uğratan bütün memurların hakkında bu şekilde muamelede bulunulacağı" beyan edilmiştir.

Bu tamim sonrasında 9 Kasım 1914 tarihinde Bahriye Nazırı Ahmed Cemal imzasıyla Dahiliye Nezareti’ne firari Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’nin Rus donanmasının Zonguldak, Kilimli ve Kozlu taraflarına torpil dökmesi ile ilgili ihbarına dair yazı gönderilmiştir. Yazıda Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’nin Zonguldak telgrafhanesinin yıkıldığını işitmesi üzerine şehri terk ederek Zonguldak’a iki buçuk saatlik yürüyüş mesafesindeki bir kahvehaneden Çaycuma Telgrafhanesi vasıtasıyla düşmanın yukarıda belirtilen mevkilere torpil döktüğünü, bu nedenle de  Osmanlı Donanma-i Hümayunu’nun bir tehlikeyle karşılaşmaması için Bahriye Nezaretini uyardığı belirtmiştir. Bahriye Nazırı Ahmed Cemal yazısında Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’nin bombardıman esnasında şehri terk etmesi üzerine Osmanlı sahillerinde görev yapan mülki amir ve memurların bunun gibi bombardımanlar yaşandığında görev yerlerini terk etmemelerini, Mülki amirlerin bunun gibi durumlarda  Liman Reisleri ve Jandarma Kumandanları ile birleşerek ortak karar ve tedbir almalarını, kararları ortak yazmalarını, aldıkları kararları da her birinin bağlı oldukları nezaretlere ayrı ayrı bildirmeleri emrolunmuştur.[4]

Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti  11 Kasım 1914 tarihinde Bahriye Nezareti’nin yukarıda bahsetmiş olduğum yazısına cevap vermiştir. Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti Rus bombardımanı başladığında görevini terk ederek firar eden Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’nin hemen azledildiğini, Zonguldak Kaymakamı Besim Efendi’nin Divan- Harbe sevk edilmesi gerektiğinin 7 Kasım 1914 tarihinde Bolu Mutasarrıflığına tebliğ edildiğini, bunun gibi durumlarda amirlerinin bilgisi ve müsaadesi olmadan ya da askeri bir lüzum olmaksızın görevi başından ayrılan tüm memurların görevlerinden azledilerek Divanı Harbe sevk edilecekleri tüm hudut ve sahillerde bulunan vilayetlere tebliğ edildiğini belirtmiştir.[5]

Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti  Kaymakam Besim Efendinin azledilmesi emrinin yerine getirilmesi sonrasında Bolu Mutasarrıflığına 25 Kasım 1914 tarihinde şifre bir yazı göndererek firari Kaymakam Besim Bey’in azil evrakının Dahiliye Nezareti’ne gönderilmesini istemiştir.[6]

Dahiliye Nezareti’nin firari Kaymakamın Besim Efendi’nin evraklarını istemesinin ardından sıra bombardıman başladığında görevinin başında olmayan, görev yerini terk eden memurlara gelmiştir. Belgelerden Dahiliye Nezareti’nin söz konusu kaymakam dışındaki memurların da isim listelerini talep ettiği anlaşılmaktadır.

Bolu Mutasarrıfı Ali Osman Bey, Dahiliye Nezareti’neaynı gün yani 25 Kasım 1914 tarihinde bir yazıyazı göndermiştir.Bolu Mutasarrıfı Ali Osman Bey bombardımanın resmi tatil günü olan Cuma gününe denk gelmiş olması nedeniyle, Cuma tatilini fırsat bilerek belgedeki ifadesiyle "şuraya buraya giden memurlar"dışındak, şehirde bulunan ancak bulundukları mahallerde sabır göstermeyerek bulundukları mevkileri terk ve firar etmiş olan memurların meşruhatlı defterlerinin daha önce kendilerinden istendiğini ancak bu defterlerin henüz Zonguldak’tan kendilerine ulaşmadığını belirtmiştir. 

Bolu Mutasarrıfı Ali Osman Bey, Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti’ne  söz konusu bombardıman ve görevlimemurların firarları ile ilgili tahkikat yaptırdığını bombardıman başlar başlamaz bazı memurların civar köylere kaçtıklarını, Kaymakam Besim Efendi  ile İkinci Komiser Rasim Efendi ve iki polis memurunun da hep beraber Üzülmez Mevkiine gittiklerinin anlaşıldığı ifade edilmiştir. Bolu Mutasarrıfı Ali Osman Bey yukarıda ele aldığımız emirlere binaen Kaymakam ile bombardıman sırasında şehirden kaçan memurların azil edilerek divanı harbe sevkleri gerekmekle beraber çok sayıdaki memurların bu şekilde azledilmeleri ve divanı harbe sevklerinin şehirde ve işlerin görülmesinde doğurabileceği sorunlar nedeniyle tereddütlerinin bulunduğunu, bütün bunlar gözönünde bulunarak söz konusu memurlar için ne yapması gerektiğinin tarafına bildirilmesini talep etmiştir.[7]

 

 

Bolu Mutasarrıfı Ali Osman BeyDahiliye Nezareti’nin firari memurlar ile ilgili bu talebine 27 Kasım 1914 tarihinde yazmış olduğu yazı ile cevap vermiş ve düşman filosunun Zonguldak’ı bombardıman ettiği esnada vazifesini terk veya şehir haricine firar eden memurların isimlerini içeren defter Dahiliye Nezareti’ne gönderilmiştir.[8]



* Tarih Öğretmeni, Tarih Araştırmacısı, Yazar.

[1] Başkanlık Osmanlı Arşivi, Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti,4/43 Lef 1-9

[2] BOA, DH.EUM. 4/43 Lef 6-7

[3] BOA, DH.EUM. 4/43 Lef 1

[4] BOA, DH.EUM. 4/43 Lef 3

[5] BOA, DH.EUM. 4/43 Lef 4

[6] BOA, DH.EUM. 4/43 Lef 5

[7] BOA, DH.EUM. 4/43 Lef 8

[8] BOA, DH.EUM. 4/43 Lef 9

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

OSMANLI ALAPLISINDA BİR AFET VE BİR KAHRAMAN: YAZICIZADE ŞÜKRÜ BEY

ALAPLI İSMİNİN MENŞEİ

ALAPLILI BİR OSMANLI MEMURU: OSMAN REMZİ EFENDİ