I.DÜNYA SAVAŞI’NDA KARADENİZ EREĞLİ ADLİYE YANGINI

 

I.DÜNYA SAVAŞI’NDA EREĞLİ ADLİYE YANGINI

(9 Temmuz 1915)

 

Burhan AKBAŞ*

 

Ereğli daha I. Dünya Savaşı öncesinde sahip olduğu kömür madenleri ile Rusya’nın ilgisini çekmeye başlamıştır. Savaş öncesi Rusya, Ereğli’de bulunan 113, 299 ve 399 numara ile kayıtlı bulunan kömür maden ocaklarını satın alarak Ereğli’ye olan ilgisini somut bir şekilde ortaya koymuştur ancak halkın gösterdiği tepkiler üzerine Rusya bu planını ertelemek zorunda kalmıştır.[1]

I. Dünya Savaşı’nda Rusya ve Osmanlı Devleti’nin düşman iki blokta yer almaları Karadeniz’deki mücadele ve çatışmaları artırmıştır. Ereğli hem savaşın devamı için çok önemli bir enerji kaynağı olan hem kömür madenlerine sahip olması hem de Rusya’nın Kafkas Cephesine Osmanlı Devleti’nin yapacağı lojistik desteği önlemek amacıyla Osmanlı gemilerine yapılacak saldırıların önemli bir merkezi olması gibi nedenlerle Osmanlı-Rus mücadelelerinin önemli merkezlerinden birisi olmuştur.

7 Mart 1915 tarihinde Rusya Donanması’nın Ereğli bombardımanı ve yarattığı tahribat sonrasında Ereğli Hükümet Merkezi Kaymakam, Jandarma Kumandanı ve Liman Reisi dışındaki memurlar Rus saldırılarına karşı daha güvenli bir yer olan SüleymanbeylerKaryesi’ne nakledilmiştir.[2]

İşte bu Ereğli Hükümet Konağı’nın Süleymanbeyler Karyesine nakli kararı sonrasında SüleymanbeylerKaryesi’nde mevcut bulunan uygun binalar hükümet daireleri için kiralanmıştır. Kiralanan binalardan biri de adliye için ayrılmıştır.9 Temmuz 1915[3] tarihinde adliye binasında yangın başlamıştır. Yangın tüm adliye binasını sarmış, adliyeye ait tüm eşya ve evrak yanmıştır. Yangın Orman ve nüfus idarelerinin evrakına da sıçramış ancak orman ve nüfus idarelerinin evraklarının bir kısmı kurtarılabilmiştir. Ereğli Kaymakamlığı sözkonusu yangını hemen Bolu Mutasarrıflığı’nabidirmiştir. Bolu Mutasarrıfliğı’nın da Dahileye Nezareti’ne ilettiği anlaşılan durum ayrıca Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti’ne bildirilmiştir.[4]

Ereğli ve Alaplı halkını yakından ilgilendiren ve kulaktan kulağa bir şehir efsanesi şeklinde anlatılan bu yangın mevzusunun ayrıntıları Başbakanlık Osmanlı Arşivi evrakları arasında bularak bu yangının tam gününü ve ayrıntılarına ulamış olduk. Yangın neticesinde adliyeye ait tüm evrakın yanmış olması, bölgenin en önemli gelir kaynaklarından olan ormanlarına ilişkin evrakın önemli bir kısmını yanmış olması ve yine nüfus kayıtlarının önemli bir kısmının da yok olması şüphelere sebep olmakla beraber Ereğli havzasında yaşayan insanların soy kütüklerinin çıkarılmasında da çetin bir zorluk yaratmaktadır.



* Tarih Öğretmeni, Yazar. Alaplı Tarihi(Osmanlı ve Cumhuriyet Arşivleri Belgelerine Göre), Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’nın Kuruluşu ve Ereğli Havzası(1960-1980), Alaplı’dan Bir Eyüp Yaman Geçti isimli yayımlanmış kitapları bulunmaktadır.

[1] Ali Sarıkoyuncu, Milli Mücadele’de Zonguldak ve Havalisi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1992, s.33-34

[2] Burhan Akbaş,Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’nın Kuruluşu ve Ereğli Havzası(1960-1980), Salmat, 2018, s. 24-25

[3] Rumi 26 Haziran 1331

[4] Başkanlık Osmanlı Arşivi, DH. EUM. 2. Şb, 73/39 Lef 1

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

OSMANLI ALAPLISINDA BİR AFET VE BİR KAHRAMAN: YAZICIZADE ŞÜKRÜ BEY

ALAPLI İSMİNİN MENŞEİ

ALAPLILI BİR OSMANLI MEMURU: OSMAN REMZİ EFENDİ