SİYAH BEYAZ YILLARIN RENKLİ ANILARI 2: DERVİŞ’İN HİKAYESİ
SİYAH
BEYAZ YILLARIN RENKLİ ANILARI 2
DERVİŞ’İN
HİKAYESİ
Burhan
AKBAŞ*
Kıymetli
okurlarım,
Başbakanlık
Cumhuriyet Arşivi’nde yapmış olduğum araştırmalar sırasında karşıma Alaplı’daki
Derviş isimli motorun Kılçak olarak değiştirilmesine ilişkin ve altında İktisat
Vekili Celal Bayar’ın imzasını taşıyan bir belge gördüm.
Soğuk,
sıkıcı, sıradan bir belge gibi geldi ilk elime aldığımda. Resmi evraklar biraz
da öyledir aslında. Ne de kolay yazıyordu. Derviş’in adı Kılçak olacak diye. Ama
her olayın bir hikayesi vardır. Biraz karıştırayım dedim bu olayı.
İlk
olarak Alaplı’nın tanınmış ve sevilen ismi Ressam Aydın Yılmaz ile görüştüm.
Çünkü onun Kılçak’taHaramyemezler olarak bilinen bir aileden olduğunu daha önce
pek çok kez kendisi ile yapmış olduğum görüşmelerden biliyordum.
Aydın
Yılmaz Derviş Motoru ile ilgili olarak İncivez Köyü’nde Halit Yaman’ı işaret
etti. Onunla oğlu sevgili dostum Ahmet Yaman vesilesi ile görüşerek Derviş
Kaptan ve Derviş Motoru’nunhikayesini öğrenme fırsatım oldu.
Ardından
Derviş Kaptan’ın Merhum Eyüp Yaman’ın amcası olması
hasebiyle aile tanıklığı ve onunla ilgili anlatılanlar ve hatırda kalanlar için
Alaplı’nın ilk Belediye Başkanı Eyüp Yaman’ın kızı çok kıymetli Gülay Yaman
Hanımla görüştüm. Çok değerli tanıklık ve anlatıları için kendilerine ayrı ayrı
teşekkürü bir borç bilirim.
Tüm
tanıkların anlatıları, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nde bulduğum belge ve
naçizane benim anlatımımla ortaya şöyle bir hikaye çıktı. Buyrun efendim.
Derviş Kaptan.
Yiğit namıyla anılırmış
ya gerçek adını bilen az.
Gerçek adı Hüseyin
Yaman.
Alaplı İncivez Köyü
sakinlerinden.
Coşkun ailesine damat
olarak girmiş.
Ve bu ailenin Yaman
olarak sürmesine vesile olmuş.
Alaplı Belediyesi’nin
kurucularından ve efsanevi ilk başkanı Eyüp Yaman’ın amcası.
Derviş Kaptan
Karadeniz’i nazlı bir gelin gibi şefkatle bağrına basan İncivez’e damat girer.
Doğduğunda devletin adı
Osmanlı’dır.
Yaman adamdır.
Güçlüdür, kuvvetlidir. Dara gelmez engin yüreği. O ufukların adamıdır. Ufuktan
ufuğa, limandan limana seyirtmek ister.
Deniz aslanı misali.
Niceleri de çıkmamış
mıdır Alaplı’dan daha evvel kendisi gibi.
Kahrını çeker bu
memleket yüzlerce yıl Osmanlı tersanesinin.
Nice denizci nice mahir
usta yetiştirmiştir sarayın emrine.
Serde ve kanda vardı
nitekim bu deniz sevdası.
Alaplı’nın tarihi
mesleğidir aynı zamanda gemi inşası.
Gidilmedik liman
görülmedik deniz bırakmaz Derviş kaptan Karadeniz’de.
Kolay da demez ha
buranın insanı kimseye kaptan diye.
Karadeniz’in
dalgalarıyla oynaşmadıkça fırtınayla boranla yaren olmadıktan sonra kaptan
demezler burada öyle kolaylıkla kimseye.
O öyle bir almıştır ki
bu kaptan namını asıl adını unuttururcasına herkese.
Artık hep Derviş Kaptan
şuraya Derviş Kaptan buraya.
Çok deniz görmüş çok
tekne yüzdürmüştür Derviş Kaptan.
Ama onun hayali kendi
motorunun kaptanı olmak kendi gemisini kurtarmaktır.
Gündüz denize gidecek
gece tarlada çalışacak ve bu motoru alacak.
Öyle bir anda böyle bir
motoru alacak para nerde millette.
Cumhuriyet kurulalı on
küsur yıl olmuş, Kurtuluş Savaşı’nın yaraları sarılmakta, 1929 Dünya Ekonomik
Krizi tüm dünyayı perişan etmiş, tarım ürünleri bedavadan daha ucuz. II. Dünya
Savaşı arafesi.
Ne yapıp edip kendi
motoruna sahip olmalıdır.
Sonra der ki neden
kendimiz yapmıyoruz bu motoru.
Koyulurlar işe
kayınpederi Hüseyin Coşkun’la. Sert adamlardır. Sanki hayat yumuşak mıdır o
zamanlar.
Günler günleri,
haftalar haftaları kovalar nihayetinde 35 tonilatoluk ahşap tekne tamamlanır.
Tekne maden Derviş
Kaptan’ın hayalidir. O halde onun adı yüzmelidir salına salına denizlerde.
Teknenin adı DERVİŞ
olur.
Derviş motoru dur durak
bilmez Alaplı’nın yükünü İstanbul’a taşır. Alaplı’ya da gelirken kimi zaman bir
tüccarın malını kimi zaman bir genç kızın çeyizini kimi zaman da küçük bir
çocuğun kırmızı pabucunu taşır.
İşler yerindedir.
Derviş motoru artık
küçük gelmektedir. Daha büyük işler için daha büyük bir tekneye ihtiyaç doğar.
Bu kez 200 tonluk
İNCİVEZ motorunu yaparlar.
Öyle ya bir hayalin adı
olan DERVİŞ vazifesini görmüş, Karadeniz’le boğuşurken de yorulmuştur.
Artık onun yeri
kendisini hayal eden ve bekleyen başka bir kaptandır.
Derviş öyle çok uzağa
da gitmez Alaplı’dan.
Satılacağı haber
alınınca Kılçak Köyü sakinlerinden yine bir denizci olan Haramyemezoğlu Hüseyin
Ahmet Kaptan talip olur Derviş Motoru’na.
Al aşağı ver yukarı
anlaşırlar bir rakamda.
Artık Derviş Motoru’nun yeni sahibi Haramyemezoğlu
Hüseyin Ahmet Kaptan olur. Bir gelin gibi süzülerek gider yeni çekeğine Derviş
Motoru.
Öyle ya madem İncivezliler kendi köylerinin adını
verdiler Derviş Motoru’nun yerine yaptıkları tekneye. Neden Kılçak’ın kendi
adını taşıyan bir motoru olmasın.
Haramyemezoğlu Hüseyin Ahmet Kaptan hemen harekete
geçer ve Alaplı Liman’ına 60 numara ile kayıtlı 35 tonilatoluk Derviş Motoru’nun
ismini kendi köyü olan Kılçak ile değiştirmek için.
Yıl 1936.
Demek ki o tarihte Alaplı’da liman idaresi
mevcutmuş.
Bürokrasi alabildiğince fazla. Devlet merkeziyetçi.
Yerelin fazla yetkisi yok.
KılçaklıHaramyemezoğlu Hüseyin Ahmet Kaptan’ın bu
isim değişikliği talebi o zamanın Deniz Ticaret Kanunu’n 169. Maddesi gereğince
04/02/1936 tarihinde dönemin İktisat Vekili(Bakanı) Celal Bayar’ın önüne gelir.
İktisat Vekili Celal Bayar söz konusu talebi içeren
yazıyı 05/02/1936 tarihinde imzalayarak gereği için Başvekalete(Başbakanlık)
sevk eder.[1]
Dönemin Başvekili İsmet Paşa’dır.
Derviş Motoru’nunKılçak olarak değiştirlmesi talebi
Başvekil İsmet İnönü tarafından 06/02/1936 tarihinde onaylanır ve aynı gün
Başvekalet Yazı İşleri Müdürlüğü talebin onaylandığına dair yazıyı İktisat
Vekaleti’ne bildirir.[2]
DERVİŞ olur KILÇAK.
Yorumlar
Yorum Gönder