YEREL BASIN VE ULUSAL BASINA GÖRE ZONGULDAK BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ(04-08 OCAK 1991)

 

ZONGULDAK BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ(04-08 OCAK 1991)

 

 

Burhan AKBAŞ

 

Fotoğraf:1

B.MadenciYry

Fotoğraf:2

BÜYÜK YÜRÜYÜŞ (04-08 OCAK 1991)

Giriş:

II.Mahmut döneminden itibaren varlığı ortaya çıkarılmış olan 19.yüzyılın sonlarından itibaren işletmeye açılan ocaklar nedeniyle önceleri sermaye yetersizliği ve yabancı girişimcilerin ilgisi nedeniyle yabancı işçilerin çalıştığı kömür maden ocakları cumhuriyetle beraber milli sermaye ve emekle işletilmeye başlanmış bu da Zonguldak’ta kömüre ve maden işçiliğine bağlı yoğun bir emek sınıfının doğmasına neden olmuştur.[1]Zaman içinde kömür Zonguldak’ı değiştirir ve geliştirirken maden işçisi ile kent ve esnaf arasında karşılıklı ekonomik bağımlılık ilişkileri gelişmiştir.Zonguldak kömürle anılır olmuş,madenci de Zonguldak’ın simgesi haline gelmiştir.Türkiye’nin ilk ili olma özelliğine sahip olan kent zihinlere emeğin başkenti olarak yerleşmiştir.

1989 yılı Türkiye’de hükümetin uygulamalarına ve ekonomideki kötü gidişata karşı genel bir tepki patlamasının yaşandığı yıl olmuştur.Özellikle ‘Bahar Eylemleri’diye de tanımlanan bu hareketler yoğun bir ilgi toplamış,geniş katılımlarla büyük etkiler yapmıştır.

Maden İşçileri 12 Eylül darbesi ve sonrasındaki yaşatılan ekonomik kayıplarının telafisi için %800’lere varan ücret artışları istemişler,buna hükümetin razı olmaması üzerine[2] 1990 Kasım’ının son günleri ile birlikte hükümetle toplu sözleşme görüşmelerini yürüten Genel Maden İş Sendikası işçilere verilecek ücretler konusunda mutabakata varamamışlar,neticesinde de 48 bin maden işçisi greve başlamışlardır.[3]Grevin ilk günleri sakin geçerken üçüncü gününde madenci eşleri ve çocukları Zonguldak’ta  Madenci Anıtı önünden şehir merkezine doğru bir yürüyüş düzenlemişler,Genel Maden İş Sendikası önünde toplanan eylemciler hükümete ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a karşı tepki göstermişlerdir.[4] Yürüyüşe esnaf ve halk büyük destek verirken Ana muhalefet Partisi Sosyal Demokrat Halkçı Parti Genel Başkanı Erdal İnönü gevre destek vermek için milletvekillerini Zonguldak’a göndermiştir.[5] Hükümetin ve Çankaya’nın greve ilk tepkisi taviz verilmeyeceği şeklinde olmuştur.Maden işçisinin hükümete karşı tepkisini yürüyüşün düzenlendiği gün Kozlu üretim bölgesini ziyaret eden GMİS Başkanı Şemsi Denizer on bin işçiye yaptığı konuşmada şu şekilde dile getirmiştir:[6]"Özal,kapalı kapılar ardında konuşuyor.Bizim için Ankara kapalı kapıdır. Muhalefet partilerinin yapamadığını yapıyoruz.Cumhurbaşkanı Turgut Özal maden ocaklarını kapatırım diyor.Biz burada dünyayı ayağa kaldırarak bebesi,çocuğu esnafı,ihtiyarı,öğretmeni,avukatı,esnafı,işçisi ile kapatamazsın diye haykırıyoruz.Hakkımızı alacağız.Direneceğiz ve alacağız.Bunlar hiç grev görmemiş.maden işçisinin grevini hiç görmemiş "Denizer’in konuşması grevin ileriki safhası için işçinin ve sendikanın inancını açıkça ortaya koymuştur.Grev Zonguldak’ın her anlamda kenetlenmesini sağlarken Zonguldak Belediyesi’nde çalışan iki bin işçi grevci madencilere destek olmak amacıyla bir günlük iş bırakma eylemi yapmışlardır.Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası da grevci işçilere destek vermek amacıyla esnafın kepenklerini kapatması kararı alırken bazı semtlerde buna uyulmuştur.[7]Grevin dördüncü günü de hareketli geçmiş ve bu güne eşlerini grizu patlamalarında ya da maden göçüklerinde kaybeden kadınlar damgasını vurmuştur.Hükemete ve özellikle de Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın gölgesinde kaldıklarını düşündükleri Yıldırım Akbulut’a tepki gösterilmiştir.Cumhurbaşkanının istifasını dile getiren göstericiler "Grizu acımıza,açlığımızı katan Özal istifa" pankartı taşımışlar ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a olan tepkilerini "Padişah istifa "sloganı atarak dile getirmişlerdir.[8]Grevde günler birbiri ardına yürüyüşler,gösteriler ve tepkiler altında geçerken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı İmren Aykut’un grevi sona erdirmek ve hükümet ile sendikayı görüşme masasına çekebilmek için girişimleri olmuştur.[9]Ve taraflar grevin on üçüncü gününde Ankara’da bir araya geleceklerini açıklamışlar ve Denizer:"görüşmelerde hükümetin maden ocaklarını kapatmayacağını teyit ettiğini ancak işçiye ne kadar zam yapılacağının da açıklanmadığını belirtmiştir".[10]GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer: " Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı İmren Aykut’un sözleşme ile bir ilgisinin olmadığını,görüşme isteminin de bir oyalama olduğunu" belirtmiştir.[11] Grevin yankısı tüm Türkiye’de hissedilmeye başlamasıyla beraber grevci işçilere her anlamda destek verilmeye başlanmış ve Bakırköy Belediyesi ile Belediye İş sendikası grevci işçilere yönelik bir yardım kampanyası başlatmıştır.[12]SHP İstanbul İl Başkanlığı grevci işçilere destek olmak amacıyla kamyonlar dolusu gıda maddeleri göndermişlerdir.[13]Erdemir işçileri de grevci madencilere destek olmak için aralarında topladıkları 26 milyon 480 bin TL’yi maden işçilerine göndermişlerdir.[14]Yine Türk-İş madenci grevini desteklemek içim bir günlük işe gitmeme kararı almış,3 ocak 1991 Perşembe günü bu grevin uygulanmasına geçilmiştir.[15] Türk-İş’e bağlı  Petrol- İş,Likad-İş,Belediye-İş,Deri-İş,Tümtis,Tes-İş grevci işçilere destek olmak amacıyla iki saatliğine iş bırakma eylemi düzenlemişlerdir.[16]Genel greve Erdemir’de çalışan 9 bin işçiden ancak 500’ünün katıldığı tesbit edilmiştir.Zonguldak’a bağlı SHP’li ilçe belediyelerinde ise greve destek çok büyük olmuş,Ereğli,Alaplı ve Kandilli Belediye sinde çalışan işçilerin iş bırakması sonucu belediye otobüsleri çalışmamış,çöpler de toplanamamıştır.[17]

Fotoğraf:3

Grevci işçilerin hükümete ve Çankaya’ya olan tepkisi de süreç içinde artarak devam etmiş,Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Erdemir’de ek tesisin açılış törenine katılacağını haber alan işçilerin "Özal gelirse Ereğli’ye yürürüz "şeklindeki tepkileri Cumhurbaşkanı Özal’ın Ereğli programını iptal etmesine neden olmuştur.[18]Grevin 16.gününde pek çok gazeteci,yazar ve sanatçı ile siyasetçiden oluşan grup Zonguldak’a giderek greve destek vermişler ve GMİS Başkanı Şemsi Denizer’le görüşmüşlerdir.[19]Maden işçileri grevlerine hükümetin duyarsız kalması üzerine grevin 36. günü[20] grevi Ankara’ya taşımaya karar vermişler bu amaçla 03.01.1991’de Zonguldak’ta 100 bin kişiyi aşan bir kalabalıkla eylem yapmışlardır.

Fotoğraf:4

 

İşçiler:"Hedefimiz Çankaya "sloganı ile Çankaya’ya yürüme isteklerini dile getirmişler bu amaçla da otobüslerle Ankara’da Etimesgut’a kadar gidip oradan yürüyerek Çankaya’ya ulaşma hedeflerini ortaya koymuşlardır.GMİS Başkanı Şemsi Denizer, Büyük Yürüyüş öncesi işçilere yaptığı konuşmada:

"Araçlarımıza el konuldu.Ankara’ya kadar yürüyeceğiz.Ölmekvar,dönmekyok.Gemileriyaktık,geri dönüş yok"demiştir.Yine Denizer, işçileri Ankara’ya götürecek olan araçların engellenmesi üzerine:"seyahat özgürlüklerinin engellendiğini buna rağmen "yürüyüşün durdurulamayacağını,Ankara’ya gelip haklarını alacaklarını ve antidemokratik uygulamaya rağmen Ankara’ya yürüyeceğiz. Haklarımızı alıncaya kadar bu mücadele sürecektir.insanca yaşamak istedik.Bize insan mısınız dediler.Abant’ta ayrı konuşuyorlar,Ankara’da ayrı konuşuyorlar "demiştir[21]

Fotoğraf:5

İşçiler "padişah istifa","Çankaya  Özal’a mezar olacak "sloganları ile Madenci Anıtı’ndan Ankara yürüyüşüne başlamışlardır.[22]Bu karar üzerine Ankara’da Başbakanlık ve Çankaya’da güvenlik tedbirlerinin artırıldığı görülmüştür.[23]İşçilerin yürüyüşü Ankara’da tedirginliği artırırken "Ya buraya da gelirlerse "diye neredeyse Çankaya "yasak bölge" ilan edilmiş karadan panzerler, helikopterler güvenlik tedbirleri almışlardır.[24]Ankara’ya gitmek için hazırlık yapan işçilerin Ankara’ya gelmeleri engellenmek için İstanbul ve çevre illerden kiralan otobüsler kent çıkışlarında güvenlik güçlerince durdurulmuş,yoğun kontroller ve polis uygulamaları ile Zonguldak’a ulaşmaları engellenmiştir.Bunun üzerine 100 bini aşkın işçi ve ailesi 268 km’lik Zonguldak-Ankara yolunu yürüyerek aşma kararı almıştır.[25]GMİS Başkanı Şemsi Denizer:"her gün 30 km yürüyerek 9 günde Ankara’da olacaklarını ve bizimle oyun oynamaya kalkışmasınlar,yoksa Türkiye’yi başlarına yıkarız "demiş[26] ve işçiler yürüyüşe başlamışlardır.Grevci işçiler ‘Büyük Yürüyüşün’[27]ilk günü Zonguldak’a 25 km uzaklıkta bulunan Devrek ilçesine ulaşmışlar,burada Zonguldak Valisi Salim Çatur[28] aracılığıyla Başbakan Yıldırım Akbulut GMİS Başkanı Şemsi Denizer’e toplu sözleşme ile ilgili olarak" Pazarlığa açığız,gelin görüşelim" teklifini sunmuş[29]başbakanın görüşme çağrısı GMİS tarafından kabul edilmiştir.Bunun üzerine Denizer ve heyeti Boluya geçmiş,Bolu Valiliği’nde başlayan görüşmeler daha sonra Termal Tesislerde devam etmiştir.[30] Denizer’le telefonda görüşen başbakanın işçi temsilcileri ile görüşmek üzere Bolu’ya geleceğini bildirmesi ve görüşmelere başlanması işçiler arasında olumlu bir havanın esmesine neden olmuştur.[31]Ancak görüşmelerde hükümet kanadı yeni bir teklif sunmamış işçilerden yürüyüşe son vermeleri,kamuoyunun işçilerin verdiği mesajı aldığını belirtmiştir.[32]

Denizer de görüşme sonrası yaptığı açılamada:

"Biz hakkımızın verilmesini istedik.Mühim olan paradır.Sayın Başbakanımızın para konusunda yeni bir teklifi yok.Yürüyüşü bırakmamızı istiyorlar.Biz ne için yürüyoruz? Haklarımızı almak için yürüyoruz. Taleplerimiz kabul edilmezse yürümekten başka yapacak bir şeyimiz yok.Yolumuza devam ediyoruz."demiştir.[33]Yürüyüş konusunda kararlılığını gösteren Denizer:"Bu önerinin değerlendirilecek bir yanı yok"demiştir.[34]

SHP Genel Merkezi güzergah üzerindeki partili Belediye başkanlarına grevci işçilere kumanya ve sağlık hizmeti sağlanması talimatı vermiştir.[35]Ayrıca SHP Genel Başkanı Erdal İnönü,hükümeti işçilerle polisi karşı karşıya getirmemesi konusunda uyarmıştır.[36]Hükümet,madencilerin yürüyüş konusundaki istekliliğini görmesi sonrası işçilerin E-5 Karayolu’na çıkmalarını engellemek amacıyla yoğun güvenlik önlemleri ve barikatlar kurmaya başlamıştır.[37]İşçilerin Devrek’ten Mengen’e doğru ilerlemesinden endişeye kapılan hükümet, güvenlik güçlerine işçilerin Mengen girişinde bulunan Dorukhan Tüneli’nde tutulmalarını emretmesi üzerine pek çok güvenlik gücü ve bir TIR yardımıyla tünelin çıkışı tutulmuştur.[38]İşçiler ve güvenlik güçleri arasında çatışma çıkması güçlükle önlenmiş,Denizer’in yol açılmazsa Bolu’da bekleyen Başbakan Akbulut’la görüşmeye gitmeyeceğini belirtmesi üzerine işçilerin yürüyüşüne izin verilmiştir.[39] İşçilerin Ankara yürüyüşüne destek vermek için Ankara’dan pek çok grup Gerede kavşağına gelmeye başlamış,bu grup içinde HEP Başkanı Fehmi Işıklar ile Mardin Milletvekili Ahmet Türk de yer almıştır.[40]İşçilerin Eskiçağ’a kadar ilerlemeleri üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı İmren Aykut yürüyüşle ilgili olarak şunları ifade etmiştir.:

"Bu işin arkasında Saddam bile olabilir.Yürüyüş olmaktan çıkyor,adeta isyana dönüşüyor. Bu işin arkasında Saddam’ın adamları olabilir.Türkiye’yi bir isyanla karşı karşıya bırakmak düşünceleri olabilir"[41]

Madencilerin Eskiçağ yakınlarına kadar ilerlemesi karşısında hükümet, çok sayıda güvenlik gücü tarafından oluşturul barikatla işçilerin yürüyüşünü durdurmuş, Başbakan Yıldırım Akbulut GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer’e "Yürüyüşü durdurun,görüşmeleri sürdürelim "önerisinde bulunmuştur.[42]

Fotoğraf:6

Bunun üzerine Denizer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı İmren Aykut’la 4 saati aşan bir görüşme yapmış,bu görüşmenin olumlu geçmesi ve ücretler konusunda olumlu bir havanın esmesi üzerine Denizer,işçilere görüşmelerin başlayacak olması üzerine yürüyüşü durdurduğu belirtmiştir.Bunun üzerine İşçiler Zonguldak’a dönmeye başlamışlardır.[43]

Fotoğraf:7

Tam da bu sırada Cumhurbaşkanı Turgut Özal "Zonguldak Maden işletmesinin zarar ettiğini belirtmesi ve işletmenin kapatılarak işçilerin emekli edilmesinden söz etmesi " Başbakan Akbulut ile Denizer’in görüşmelerini zora sokmuştur.[44]

 

Fotoğraf:8

Görüşmeler Ankara işçi ve işveren temsilcileri arasında devem etmiş,idari maddelerde anlaşma sağlanmış,ücretler konusunda da ilerlemeler kaydedilmiştir.[45]Ortadoğu’da Körfez Krizi’nin doruğa çıkması ve Türkiye’de dış politik gelişmelerin öne çıkması ve hükümetin de bu konu ile yoğun bir şekilde meşgul olması üzerine Zonguldak madenci grevi ve yürüyüşü ülke gündeminin ilk sıralarından düşmeye başlamış,kamuoyu Körfez Savaşı’nın ne zaman başlayacağı konusuna odaklanmaya başlamıştır.[46]

Fotoğraf:9

İşçi ve işveren temsilcilerin görüşmelerinin nihai noktaya gelmesi üzerine ücretlerin alacağı son şeklin belirlenmesi için Başbakan Yıldırım Akbulut ile GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer arasında bir görüşme planlanmış ancak Ortadoğu kaynaklı kriz ve hükümetin bu konudaki yoğunluğu nedeniyle bu görüşme gerçekleşememiştir.[47]Bu olumsuz gelişme üzerine Başbakan Yıldırım Akbulut her konuda tam yetkili kıldığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı İmren Aykut’u işçi temsilcisi Şemsi Denizer ile görüşmekle görevlendirmiş,işçi tarafı da bu gelişmeyi umutlu bir bekleyişle takip etmiştir.[48]Toplantıda işçinin alacağı ücretler ele alınmış ve olumlu gelişmeler sağlanmıştır.[49]tüm bu gelişmeler sırasında Bakanlar Kurulu madenci grevini bir ay erteleme kararı almış ve karar Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

Fotoğraf:10

 

Denizer,hükümetin bu kararına sert bir tepki vermiş ve kararı"işçilerin haklarının gasp edilmesi" olarak değerlendirmiştir.[50]İmren Aykut’un Başbakan Yıldırım Akbulut ile yaptığı görüşme sonrası hükümet Denizer-Aykut görüşmelerinden çıkan sonuç konusunda olumlu bir tavır almasıyla anlaşma zemini ortaya çıkmış ve taraflar 06.01.1991’de 48 bin maden işçisini ilgilendiren toplu sözleşmeyi imzalamışlardır.Sözleşme ile maden işçisinin eline 1.750 TL ile 2.400 Tl arsında bir ücretin geçeceği hesaplamış,ayrıca 1990 yılı birinci altı ayı için 100 bin TL,1991 yılının ikinci altı ayı için 150 bin Tl ve 1992 yılından itibaren de 200 bin TL ücret artışları sağlanmıştır.[51]

 

Fotoğraf:11

 

Fotoğraf:12

 

Uzun bir grev,mücadele ve Ankara’ya yürüyüş sonunda sağlanan ücret artışı ve diğer sosyal hak kazanımları işçinin yüzünü güldürürken GMİS Başkanı Şemsi Denizer imzalanan toplu iş sözleşmesi sonrası yaptığı açıklamada:"Demokratik mücadele kazanılmadan ekonomik mücadelenin kazanılma şansı yoktur"demiştir.

 

 

Sonuç:

Zonguldak havzasının uzun yıllar boyunca gelişmesinde kömür ve kömüre bağlı gelişen yan sektörler Zonguldak’ın kaderinde çok belirleyici bir yer almışlardır. Madenler en önemli iş ve ekmek kapısı olurken,işçiler ve sahip oldukları ekonomik güç de şehir ekonomisi için en öncelikli itici güç olmuştur.

Özellikle 12 Eylül müdahalesi sonrası işçi hak ve ücretlerinin işçi aleyhine düşürülmesi sonrası Zonguldak’ta ekonomik hayat durağanlaşırken bu olumsuz durum hem çalışanları hem de onlarla ilişkide olan şehir esnafını ve sivil toplum kuruluşlarını beraber hareket etmeye zorlamıştır. Grev süreç içinde maden işçisinin   12 Eylül darbesi ile kaybettiklerini alma mücadelesine dönüşmüştür. Bu mücadelede tepkinin yöneldiği hedef ise hükümeti de yönlendirdiği düşünülen Cumhurbaşkanlığı makamı ve o makamın sahibi Turgut Özal olmuştur.Özellikle Özal’ın maden ocaklarının kapatılması,çalışanlarının emekli edilmesi yönündeki söylemleri şehrin kenetlenmesine yola açarken tepkinin Özal’a yönelmesine neden olmuştur.

1989 yılında ülkede başlayan grev dalgası ve artan muhalefetle bütünleşen madenci grevi hem ülke içinden hem dışından pek çok kesimden destek almıştır.Özellikle ülkede Ana Muhalefet Partisi SHP’nin yerel seçimlerde almış olduğu başarı ve pek çok belediyeye sahip olması grevci işçilerin her anlamda destek almalarını kolaylaştırmıştır.İşçiler,ülke içinde sağladıkları destekle,her türlü baskı ve engellemeye karşın yürüyerek Ankara’ya gitme kararlılığını göstermişler bu sayede de grevlerinin daha büyük yankı bulmasını sağlamışlardır.Hükümet kanadından gelen engelleme ve baskılar şehir halkının daha da kenetlenmesine yol açmış ve grevci işçiler maddi ve manevi anlamda çok önemli destekler sağlamışlardır.

Uzun süren grevin ardından gelen yürüyüş muhalefet tarafından da hükümete yönelik önemli bir eleştiri olarak kullanılmış bu da işçinin daha güçlü bir şekilde masaya oturabilmesi sağlamıştır.

İşçilerin örgütlenmesini sağlayan, engellemelere karşı onları Ankara’ya yürüme konusunda inandıran ve grev boyunca tutumuyla sendikacılıktan öte işçi liderliği yapan Şemsi Denizer’in Türk-iş içindeki gücü ve konumu da hızla yükselmiştir.Onun sahip olduğu güç ve yükselişten korkan sendika çevresi grev boyunca greve yeterli destek vermemekle eleştirilmiştir.Grev sonrası sendika içindeki iktidar mücadelesi ve Denizer’in popülaritesi onun öldürülmesi ile sonuçlanmıştır.



[1] Kömür madenleri hakkında geniş bilgi için bkz.HamdiGenç,Ereğli Kömür Madenleri(1840-1920),Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalı İktisat Tarihi Bilim Dalı Yayımlanmamış Doktora Tezi,İstanbul,2007

[2] Necati Doğru,"Biz efendiyiz maddesi zorlanıyor",Milliyet,15.12.1990,s.5

[3] Kemal Mert,"48 bin madenci kan ağlıyor",Milliyet,04.12.1990,s.1

[4] Kemal Mert," 2 km’lik ekmek zinciri",Milliyet,04.12.1990,s.10

[5] Kemal Mert,"48 bin madenci kan ağlıyor",Milliyet,04.12.1990,s.1

[6] Kemal Mert," 2 km’lik ekmek zinciri",Milliyet,04.12.1990,s.10

[7] Kemal Mert," 2 km’lik ekmek zinciri",Milliyet,04.12.1990,s.10

[8] Kemal Mert,"Madenciler Yine Yürüdü",Milliyet,05.12.1990

[9] Kemal Mert,"Madenci eşlerinden sessiz yürüyüş",Milliyet,11.12.1990,s.9

[10] Kemal Mert,"Zam oranını açıklayın",Milliyet,05.12.1990,s.11

[11] Kemal Mert, "Maden grevinde görüşme umudu",Milliyet,13.12.1990,s.16

[12] Kemal Mert, "Maden grevinde görüşme umudu", Milliyet,13.12.1990,s.16

[13]Kemal,Mert,Adem Işık," Grev ",Milliyet,16.12.1990,s.16

[14] "Maden işçisine,Erdemir işçisinden yardım",Hakimiyet,05.01.1991,s.1

[15] "Genel Grev Bugün",Demokrat,03.01.1991,s.1;"Türk-İş bugün 1 günlük grev uygulayacak",Hakimiyet,03.01.1991,s.1

[16] Kemal Mert,"Zam oranını açıklayın",Milliyet,05.12.1990,s.11

[17] "Genel Greve Katılım Oranı Erdemir’de Çok Düşüktü ,Demokrat",04.01.1991,s.1;"Ereğli’de 1 günlük greve katılım",Hakimiyet,04.01.1991,s.1

[18]Necati Doğru,"Biz efendiyiz maddesi zorlanıyor",Milliyet,15.12.1990,s.5

[19]Kemal,Mert,Adem Işık," Grev ",Milliyet,16.12.1990,s.16

[20] "madenci umut yürüyüşünde kararlı",Hakimiyet,07.01.1991,s.1

[21] "Madenciye engel",Demokrat,05.01.1991,s.1;"Madenci umut yürüyüşünde kararlı",Hakimiyet,07.01.1991,s.1

[22] Mete Belovacıklı,SonerGürel,KemalMert,yavuzYüksel,Kenan Macit, "100 bin işçiden uzun yürüyüş",Milliyet,05.01.1991,s.15

[23] "Zonguldaklı madenciler Ankara’ya geliyor",Milliyet,04.01.1991,s.9; "100 bin madenci yolda",Milliyet,05.01.1991,s.1;"Madenci umut yürüyüşünde kararlı",Hakimiyet,07.01.1991,s.1

[24] Derya Sazak’Büyük Yürüyüş’,Milliyet,05.01.1991,s.10

[25] "100 bin madenci yolda",Milliyet,05.01.1991,s.1

[26] Mete Belovacıklı,SonerGürel,KemalMert,yavuzYüksel,Kenan Macit, "100 bin işçiden uzun yürüyüş",Milliyet,05.01.1991,s.15

 

[27] Derya Sazak’Büyük Yürüyüş’,Milliyet,05.01.1991,s.10

[28] Mete Belovacıklı,SonerGürel,KemalMert,yavuzYüksel,Kenan Macit, "100 bin işçiden uzun yürüyüş",Milliyet,05.01.1991,s.15

 

[29] Mete Belovacıklı,SonerGürel,KemalMert,YavuzYüksel,Kenan Macit, "100 bin işçiden uzun yürüyüş",Milliyet,05.01.1991,s.15

 

[30] "Buzlar çözülüyor",Demokrat,02.01.1991,s.1

[31] Soner Gürel,MeteBelovacıklı,"Bize beş kişi,bize on kişi..",Milliyet,06.01.1991,s.15

[32] "İdare sertleşiyor",Demokrat,07.01.1991,s.4

[33] "İdare sertleşiyor",Demokrat,07.01.1991,s.4

[34] "100 bin madenci yolda",Milliyet,05.01.1991,s.1;"Başbakan Yıldırım Akbulut’ta maden işçisinin grevine çözüm getirmedi",Hakimiyet,07.01.1991,s.1

[35] "100 bin madenci yolda",Milliyet,05.01.1991,s.1

[36] "İnönü’de endişe",Milliyet,05.01.1991,s.15

[37] Mete Belovacıklı,SonerGürel,KemalMert,yavuzYüksel,Kenan Macit, "100 bin işçiden uzun yürüyüş",Milliyet,05.01.1991,s.15

 

[38] Soner Gürel,MeteBelovacıklı,"Bize beş kişi,bize on kişi..",Milliyet,06.01.1991,s.15

[39] "E-5‘te yüksek tansiyon",Milliyet,06.01.1991;s.1,Mete Belovacıklı,SonerGürel,KemalMert,yavuzYüksel,Kenan Macit, "işçilerin uzun yürüyüşü",Milliyet,06.01.1991,s.15;"Madenci umut yürüyüşünde kararlı",Hakimiyet,07.01.1991,s.1

[40] Soner Gürel,MeteBelovacıklı,"Bize beş kişi,bize on kişi..",Milliyet,06.01.1991,s.15; Mete Belovacıklı,SonerGürel,KemalMert,YavuzYüksel,Kenan Macit, "işçilerin uzun yürüyüşü",Milliyet,06.01.1991,s.15

 

[41] "Bakandan isyan yorumu",Milliyet,07.01.1991,s.1

[42] Milliyet,07.01.1991,s.14

[43] "İşçi döndü,sıra parada",Milliyet,09.01.1991,s.1,"Maden işçisinin Ankara yürüyüşü sona erdi",Hakimiyet,09.01.1991,s.1;"Madenci yuvaya döndü",Demokrat,09.01.1991,s.1

[44] Fikret Bila,"Adeta isyana dönüşüyor ,Milliyet, ",07.01.1991,s.14

[45] "TTK grevi gündemden düştü",Demokrat,15.01.1991,s.1

[46] "TTK grevi gündemden düştü",Demokrat,15.01.1991,s.1

[47] "Akbulut ,Denizer Zirvesi",Demokrat,17.01.1991,s.1;"Zirveye Engel",Demokrat,18.01.1991,s.1;"Başkenten mutlu bir haber bekliyor,Hakimiyet,16.01.1991,s.1"

[48] "Dananı kuyruğu kopuyor",Demokrat,21.01.1991,s.1

[49] "Aykut-Denizer görüşmesi olumlu",Demokrat,22.01.1991,s.1

[50] "alınan karar,işçilerin haklarının gasp edildiğinin kararıdır",Hakimiyet,28.01.1991,s.1

[51] "TTK’de Anlaşma sağlandı",Demokrat,06.02.1991,s.1,"Madenci feneri yandı",Hakimiyet,s.1;"anlaşmanın sağlanması,madenciler arasında memnuniyet yarattı",Hakimiyet,07.02.1991,s.1

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

OSMANLI ALAPLISINDA BİR AFET VE BİR KAHRAMAN: YAZICIZADE ŞÜKRÜ BEY

ALAPLI İSMİNİN MENŞEİ

ALAPLILI BİR OSMANLI MEMURU: OSMAN REMZİ EFENDİ